Gün içinde ne kadar çok şeye yetişmeye çalıştığınızı hiç düşündünüz mü?
İşe, eve, çocuklara, eşe, diğer sorumluluklara… Bugünün hayat şartlarında ne yazık ki bunlar toplumun bize her gün biraz daha fazla dayattığı yükler haline geliyor. Her şeyin mükemmel olması gerektiği hissiyle yaşıyoruz ve bu yetişme halini çoğu zaman bir zorunluluk olarak görüyoruz.
Peki bunları ne için yapıyoruz?
Kendimiz için mi?
Çocuklarımız için mi?
Eşimiz için mi?
Yoksa başkalarının beklentileri için mi?
Hepsine yetişemezsek yetersiz hissetmemek için mi?
Toplumun kadınlar ve erkekler için belirlediği bazı roller ve görevler var. Bu standartların dışına çıkıldığında, kişi çoğu zaman garip karşılanabiliyor. Oysa birlikte yaşam koşullarında, bireyler arasında sağlıklı bir iş bölümü olması her iki tarafı da rahatlatır. Tüm yük ve sorumluluk tek bir kişinin üzerinde biriktiğinde, bir noktada tıkanma yaşanır ve kişi kendini yetersiz hissetmeye başlar.
Bazen durup önceliklerimize yeniden bakmamız gerekir.
Mesela, nelere yetişmesek olur?
Her gün yapmak zorunda olduğun bir şeyi o gün yapacak gücün yoksa, yardım istemeye ne dersin? Bu eşin olabilir, bir arkadaşın ya da ailenden biri… Böyle anlarda yardım istemek bir acizlik değildir.
Ruh halimiz her gün aynı olmak zorunda değil.
Bazen enerjik hissederiz, bazen duygusal olarak yorgun oluruz.
Hatta kimi zaman çocuklarımıza bile yetemediğimizi hissedebiliriz.
Bunların hepsi insani duygular. Robot değiliz nihayetinde.
Burada seçimler yapmamız gerekiyor.
Mükemmeliyetçi oldukça hayat bizi yorar.
Her şeyi kontrol etmeye çalışmak bizi yorar.
Üstelik ne kadar kontrolün bizde olduğunu düşünsek de, bazı şeyler gerçekten bizim elimizde değildir. Siz ne yaparsanız yapın, bazen olmaz.
Her şeye yetişmeye çalışmak çoğu zaman bir zorunluluktan çok bir seçimdir. Siz ne kadar her şeyi yapabileceğinizi gösterirseniz, o kadar yorulursunuz. Hayattaki paylaşımlarımız bu yüzden çok önemlidir. Yüklerimizi paylaşmadığımızda hafifleyemeyiz ve bu durum uzun vadede bizi duygusal olarak yıpratır.
Bazen yavaşlamak da bir seçimdir.
Her şeyi aynı anda taşımak mümkün değil.
Kendinize kulak verin:
Ne hissediyorsunuz?
Duygu durumunuz nasıl?
Yavaşlamaya mı ihtiyacınız var?
Zaman zaman durup bunları düşünmeden yola devam edemeyiz. Daha sağlıklı bir yaşam sürebilmek için, bazı zorunlulukların aslında kendi seçimlerimizden kaynaklandığını fark etmemiz gerekir.