Evlilikten Sonra Hayat Var Mı?

Evlilikte neden bazen bir anda her şey değişmiş gibi hissediyoruz? İlk günlerde her şey yolundayken, zamanla aynı evin içinde bile uzaklaşmak mümkün olabiliyor. Çünkü evlilik, aşkın bittiği bir yerden çok, romantizmin gerçek hayatın içinde yeniden şekillendiği bir süreçtir.

Evlilik öncesinde çoğu şey toz pembedir. İki taraf da ilişkide daha çok alttan almaya, daha özenli olmaya çalışır. Aşk duygusu ve heyecan yüksektir. Birbirimize güzellikler yapar, güzel sözler söyler, bazen sürprizler bile hazırlarız. Fakat aşk, uzun süreli bir duygu değildir; bir noktada dönüşür. Bu dönüşüm de genellikle iki yöne gider: Ya ilişki biter ya da aşk, daha sakin ama daha sağlam bir sevgiye evrilir. Zaten doğal olan süreç de budur. Sürekli “aşık olma hali”ni hiç kaybetmeden devam ettirmek mümkün değildir.

Dr. Gülcan Özer, “Bu İlişkiyi Konuşmalıyız” kitabında evlilikle ilgili şöyle söylüyor:
“Ödülleri var, bedelleri var; mücadeleli, hayal kırıklığı bol, kendiliğinden değil, uğraşmak gerek. Buralardan sağ salim çıkan çiftler güzel olurlar. Benim bildiğim en şahane senaryo bu.”

Bu tanım evliliğe gerçekten çok güzel uyuyor. Çünkü evlilik kendiliğinden güzel olan bir şey değil; emek vermeniz gerekiyor. Hem de her iki kişi tarafından da. İyi yönetildiği takdirde ise çok güzel bir ortaklığa dönüşebilir. Uğraşmak gerekir. Karşı tarafı anlamak, kendini anlatmak ve bazen “ben haklıyım” demek yerine “biz nasıl iyi oluruz?” diye düşünmek…

Evliliği daha sağlam ve huzurlu kılan dört önemli nokta var:

  • Karşılıklı anlayış: “Haklı olmak” yerine “anlaşılmak” ihtiyacı. Karşı tarafa haklılığınızı kabul ettirmektense, sizin nasıl hissettiğinizi anlamasını beklemek daha doğru bir tutum olabilir.
  • Fedakârlık: Burada kendini kaybetmekten bahsetmiyorum. Fedakârlık tek taraflı yıpranmak demek değildir. Zaman zaman iki tarafın da bir şeylerden ödün vermesi gerekir.
  • Kuvvetli iletişim: Problem yaşadığınızda susarsanız sorunlar büyür ve çözülmez. Bir ilişkide sorunları konuşabilmek yakınlaştırır. Önemli olan “konuşunca kavga çıkıyor” düşüncesi yerine, doğru zamanda, doğru iletişim diliyle konuşmaktır.
  • Kendine alan açmak: Her iki tarafın da ayrı ayrı sosyalleşmesi ilişkiye nefes aldırır. Bu, herkes kendi kafasına göre hareket etsin demek değil; karşılıklı anlaşarak belirli zamanları kendinize ayırabilmeniz demektir.

Peki çocuklardan sonra evlilik nasıl değişiyor? Zaman azalır, enerji azalır, roller artar. Anne-baba olmak, ev, iş ve sorumluluklar… Derken çift olma hali bazen geri plana düşer. Bu noktada eşlerin bir ekip ruhuyla hareket etmesi çok önemli. Çocukların ihtiyaçlarını aralarında iş bölümü yaparak karşılamaları gerekir. Sadece çocukların ihtiyaçları değil, ev içi sorumluluklar da buna dahil.

Ayrıca çift olduklarını unutmadan, anne-baba rollerinin dışında eş olduklarının da farkında olmalılar. Zaman zaman çocuklardan ayrı vakit geçirebilmek, ilişkiye iyi gelir. Çünkü çocuklardan sonra romantik ilişki tamamen geri plana atıldığında, çiftler zamanla birbirinden uzaklaşabiliyor. Bu yüzden hayattaki rolleri dengeli şekilde yürütmek çok kıymetli.

Evlilikten sonra hayat var, fakat hayatın şekli değişiyor. Bunu fark ederek ilerlemek gerekli. Sevgi, karşılıklı anlayış, emek ve saygı çerçevesinde yürüdüğünüzde evlilik, birlikte güzelleştirdiğiniz bir bahçe gibi olur. İlgilendikçe büyür, güçlenir ve her dönemde başka bir güzelliğe dönüşür.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top